top of page

GÜVEN SORUNSALI

Son dönemde insanlığın en şikayetçi olduğu husus başka insanların güvenilmez olduğudur. Şu tür diyaloglar herkesin başına mutlaka gelmiştir:

A:Kimseye güvenmiyorum artık.

B: Bana da mı?

A:Yok kardeşim sen herkes misin?

B:Evet.

A:…

Bir de ‘başına ne geldiyse iyi niyetinden gelen’ tür var ancak orayı es geçiyorum.

Öncelikle güvenin ne olduğunu anlamak gerekiyor.

Güven:

korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu.

Sözlük tanımı buysa güven duymanın öncelikli şartının:

‘İnsanların sana(bana,bize,onlara..)korku,çekinme ve kuşku duymadan inanması’ olması gerekmez mi?

Tanımı bu kadar katı olan bir duygunun bu kadar yaygın olarak hissedilmesi ne kadar doğru? Ya da bu bir hastalık mı?

Topluma güven aşılama adına;

Aynı köyü,aynı şehri,aynı dili,dini,ırkı paylaştığımız insanlara güvenileceği söylenirken yukarıdaki tanımda geçen şartlardan neden hiçbirinin önemi yokmuş gibi davranılır.

İkili ilişkilerdeki güven duygusu;

Bir ilişkide yaşanan her şey neden çoğunlukla ‘güven’ duygusuyla özdeşleştirilir. Tutku,şehvet,aşk ilişkinin en önemli dayanakları değil midir?

En sevdiğim güven duygusunu sona sakladım ve iki cümleyle özetleyeceğim.

Manevi güven:

-Allah korudu.

-Allah kurtardı.

Samih Berk Yılmazsamihberkyilmaz@gmail.com

Öne Çıkanlar

En Güncel Haberler

bottom of page